Menu Close

Page 2 of 11

SELANİK’E GİDEN YOL – PART 1 – İSTANBUL-ÇORLU

İlk gün, yolun en kısa, en az tırmanışlı ve daha önce gittiğim tek kısmıydı. Bu bakımdan en kolayı diyebiliriz. Yalnız, bu günü zor yapan şey, Büyükçekmece’ye kadar olan, ciddi İstanbul Trafiği oldu. Kocaman kavşaklar, kornalar ve muayenesiz egzozlardan çıkan siyah dumanlar tamamen zevksiz yapıyor bu yolu. Trafiğin en yoğun olduğu Avcılar ve Beylikdüzü’ndeki rampalar da ciğerlere çekilen karbonmonoksit miktarını artırıyor ama yapacak da bir şey yok, bu ızdırap çekilecek.

Avcılar sonrasında, D 100 trafiği çekilmez olabiliyor.

Avcılar sonrasında, D 100 trafiği çekilmez olabiliyor.

Yolun bu zevksiz bölümü, Büyükçekmece’ye doğru inmeye başlayınca, zevk vermeye başlıyor.  200 m’lik irtifa kaybının getirdiği 50 km/s’i geçen hızlar, tatlı virajlar ve genişleyen emniyet şeridi ile birleşince, bir süreliğine de olsa, tatsız geçirilen 50 km’yi unutturuyor. İlk molamı, Mimarsinan girişindeki bir benzincide veriyorum. Bu, benzincilerdeki bir çok molamdan ilki. Klasik bir ikili, dondurma ve kola var menüde. Suları da tazeleyip, Kumburgaz’la aramdaki rampalara doğru yollanıyorum.

İlk mola, tabii ki bir benzin istasyonunda.

İlk mola, tabii ki bir benzin istasyonunda.

Hemen 15 km sonrasında, Selimpaşa’ya gelirken ikinci molamı, yemek yemek için bir hamburger restoranında veriyorum. Bayağı acıkmışım, menüdeki en büyük sandviçi istiyorum, yanında tabii ki kola. Burada bahsettiğim kolalar şekersiz olanlar değil bu arada. Bayağı en şekerlisinden standart içecekler. Bisiklete binmek böyle bir şey, insan günde 3000+ kcal harcayınca sadece bisiklete, nereden enerji alacağını şaşırıyor. Yemeğimi hızlıca bitirip yoluma devam ediyorum. Eğim buralarda çok değişken, coğrafi yapı gereği küçük tepeleri tırmanıp iniyorum, ancak sonuna da irtifam hep aynı. Seymen’e kadar durum böyle.

Read more

SELANİK’E GİDEN YOL – PROLOG

Daha önceki postlarda bahsettiğim, Selanik’e bisikletle yaptığım yolculuğu gerçekleştirdim. Ciddi bir sıkıntı olmadan, oldukça zevkli bir şekilde bitti. Tabii ki bir sürü sıkıntı yaşadım, ancak hepsi bir şekilde çözüldü yolda.

Yorucu muydu? Evet. Kola içmekten tiksindim, arı sokması yaşadım, yarılmış lastikle sınır geçtim. Bir çok güzel insanla, yılanla ve köpekle tanıştım, rüzgarı yüzümde hissettim, kırıldım, en önemlisi öğrendim.

Detaylarını, bundan sonraki bir kaç yazıda, yavaş yavaş anlatacağım, deneyimlerin, sonrakilere kalması gerekli.

Bisikletin turdan önceki halini anlatmak gerekli başlamadan önce. Daha önceki gönderide bahsetmiştim aslında, ancak yola çıkmadan pek çok şeyi değiştirdim, bunlardan bahsetmeliyim.

Bisikletin Turdan Önceki Durumu, Emirgan Sahili

Read more

© 2016 FloresanAdölesan. All rights reserved.

Theme by Anders Norén.